Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Sedatbilgievi

1 tane "mizah" etiketli yazı bulundu "mizah" tagli diger ogeler resimler , videolar

FIKRA KÖŞESİ

                                               

   Soğukkanlı                           Soğukkanlı  

                          TEMEL VE TURİST          

  Temel İstanbul boğazında tekneyle turist gezdiriyormuş. Bir gün bir Amerikalıyı almış, başlamışlar tura. Adam bir saray görüp sormus:
- Bu ne kadar zamanda yapıldı?
Temel:
- 10 yılda
demiş.
Adam:
- Yazık, bizde olsa 5 yılda biterdi.
Derken bir cami görüp sormus:
- Bu ne kadar zamanda yapıldı?
Temel:
- 5 yılda
demiş.
Adam tekrar:
- Yazık, bizde olsa 2 yılda biterdi
demiş.
Temel sinirlenmeye başlamış. Bir tarihi yapı daha görmüşler, turist tekrar sormus, Temel:
- 2 yılda
demiş.
Adam:
- Vah vah! bizde olsa 1 yılda biterdi
demiş. Derken tam o sırada Boğaz Köprüsü`nün altına gelmişler. Amerikalı köprüyü göstererek tekrar sormus:
- Peki bu ne kadar zamanda yapıldı?.
İyice sinirlenen Temel cevabı yapıştırmış:
- Hangisi? Bu mu? Bilmem, vallaha dün burada yoktu!!!...
     

   Soğukkanlı 

   ARABAM DIŞARIDA

Temel kırtasiyeye girmiş, tezgahtara :
-Pana pir roman lazum, demiş.
Kırtasiye tezgahtarı sormuş :
-Efendim ağır mı olsun hafif mi?
Temel :
-Fark etmez, nasul olsa arabam dışarudadur.

  

                                               Kazançlı Temel    

   Boğaz Köprüsü'nü Türk,Alman ve Japonlar'dan oluşan bir heyet yapmış. Fıkra bu ya .. Köprünün açılışı yapılırken , büyük bir gürültüyle köprü çökmüş.Japon " gitti bütün emeklerim.Mahvoldu kumlarım" diyerek harakiri yapmış.Alman , " Gitti çeliklerim ,tonlarca çeliğim mahvoldu " diyerek silahıyla intihar etmiş. Tüm bu olanları şaşkınlıkla izleyen müteahhit Temel ise derin bir " ohhh " çekerek,yandakilere " çok şükür " demiş:     - İyi ki çimento koymamışım ! Yoksa ben de bunlar gibi mahvolurdum !..

                      

                                            Karpuz Düşmüş

      Temel bir elini beline koymuş dalgın dalgın yürüyormuş. Birinin dikkatini çekmiş.

Temeli seyrediyormuş. Temel belediye otobüsüne binmiş eli hala belinde,

inmiş yarim saat yürümüş eli hala belinde. Onu izleyen dayanamamış koşup, önüne geçmiş.
    -" Kardeşim sen deli misin?"
Temel:
    -"Yooo..."
Adam:
    -"Hasta mısın?"
Temel:
    -"Yooo..."
Adam:
    -"Seni iki saattir izliyorum elin belinde yürüyorsun"
Temel bakmış:
    "Vay anasını, karpuz düşmüş"

                                              Balık Avı

        
Temel Kuzey Kutbuna gider. Buzda balik avlamak çok popüler olduğunu duyar, hemen kendine bir olta alır ve bulduğu ilk geniş buzlu alanda işe girişir. Tam buzu kırmaya çalısırken gümbür gümbür bir ses duyar:
     -"Orada balık bulamazsin !".
      Ne olduğunu anlamayarak etrafına bakınır, ama sesin nereden geldiğini çözemez.

Biraz ileriye gidip tekrar buzu kırmaya çalışırken ayni ses yine duyulur:
     -"Sana söyledim geri zekalı, orada balık bulamazsın !!".
Temel korku içinde basını yukarı kaldırır ve dehşet içinde sorar:
     -"Tanrım? Sen misin?".
Ayni ses cevap verir:
     -"Hayır, salak ben buz hokey sahasının bekçisiyim"

                            

                                               DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ

    Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan
fırıncı,
"Biraz bekleyeceksin hocam," dedi. "İki-üç dakikaya kadar
çıkartıyorum."

Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, içeriye yaşlıca bir
adamın girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir
madalya parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Selam verdikten
sonra, fırıncının tezgahına yaklaşarak,
"Ekmeklerimi alayım," dedi.
"Benim ikizler acıkmıştır."

Fırıncı, adamın kendesine uzattığı torbayı alarak tezgahın altına
eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu anlaşılan ekmeklerden dört-beş
tane çıkardı.

Ben o arada oturması için kendi yerimi o adama vermiş, tezgahın yanına iyice yaklaşmıştım. Ekmeklerden birkaç tanesinin şekli değişmiş, katılaşmış, taş gibi olmuştu.

Fısıltı şeklinde fırıncıya sordum.
Neden taze ekmeği beklemesini söylemiyorsun? Biraz sonra çıkacak ya!..

"Bayat ekmekleri kendisi istiyor." dedi fırıncı. "Çok fakir
olduğundan, ona yarı fiyatına veriyorum."

"Kim bu adam?"diye sordum.

"Kore gazilerinden " dedi. "Oğluyla gelini bir trafik kazasında vefat
edince, ikiz torunlarını yanına almıştı. Yıllardır onlara bakıyor, hemde çok az bir maaşla."

Fırıncının anlattıkları karşısında içimin yandığını hissediyor ve ufakda olsa bir şeyler yapmak istiyordum.

"Aradaki farkı ben vereyim," dedim. "Hiç olmazsa bugün taze ekmek
yesinler." Fırıncı, teklifimi kabul etti ve biraz sonra da, fırından
yeni çıkan taze ekmekleri adamın torbasına doldururken şekli bozuk,
bayat ekmekleri de tezgahın altına koydu.

"Çok şanslısın hacı amca," dedi. Çocuklar için sana bugün pasta gibi
ekmek vereceğim."

Yaşlı adam, bir evlat sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne
bastırırken. "Allah, senden razı olsun evladım" dedi. "Bugün onların
doğum günü olduğunu nereden biliyordun?"


Masum        Öpücük                        Þaşırmış              Utangaç